Yorum gönderebilmek için üye olmalısınız - lütfen giriş yapın yada kayıt olmak için buraya tıklayın
Henüz mesaj yok.
Düşündüren Sözler
Dünyayı olduğu gibi kabul et.Gülümsemeleri ve sıkıntılarıyla sevgisi, dostluğu, yalanı ve gerçeğiyle; yarının nefsine bağlı
planlarıyla, gençliğin düşleri gibi gelip geçen umutlarıyla.
Charles Swain
"Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın, Biri seni bulacak. Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan, Biraz ürkeceksin. Ne kadar dirensen de nafile. İnsansın sonuçta, seveceksin. Eski acılara bakıp da küsme sevdalara, Gavura kızıp da oruç bozulmaz. Sök at kafandan acaba'ları! Bir kemik aynı yerden İki defa kırılmaz.."
David doğmadan altı ay önce, babası ölmüştür. Onu, ince yapılı annesiyle dadısı Pegotty, şefkatli elleriyle büyütmüşlerdir. O, henüz çocukken genç ve güzel annesi, Murdstone adlı sert yaratılışlı biriyle evlenir. Evdeki hava, hele üvey halanın da gelmesi üzerine büsbütün değişir. Sıkı bir baskı altına giren David, gözden düşmüş, sanki kenara itilmiştir. Derslerinde bile başarı gösteremez. Azarlanır, dövülür, nihayet yatılı bir okula verilir. Bir süre sonra, annesi doğum sonucunda çocuğuyla birlikte ölür. Kimsesiz kalan David’le, dadısı Peggottuy’den başka ilgilenen yoktur. O da evlenince, üvey baba ve hala tarafından şaraphanede isçilik yapmak üzere Londra’ya gönderilir. Orada, yoksul Miscowber’lerin evinde kalır. Şaraphaneyi bir türlü sevemez bir gün kaçar, annesinin bazen söz açtığı, büyük teyzesi Tortwood’u (Betsey) bulur; ona sığınır. Büyük teyze, David Copperfield için karar almak üzere, Murdtson’a bir mektup yazar; onlar da gelirler. Murdstone’lar giderler. David yeni hayatına, okula gönderilerek başlar. Artık iyi bir öğrencidir. Arkadaşları vardır. Meslek seçimi zamanı gelince, teyzesinin de isteğiyle avukat olmak üzere bir büroya devama başlar. Bu arada, teyzesini ölür. Dora adlı güzel bir kızla evlenir. Çok geçmeden roman yazmaya ve yayınlamaya başlar; kısa zamanda tanınır. Ama Dora hastalanır ve ölür. David dostlarıyla avunur; en sonunda okuldan arkadaşlık kurduğu ve anlaştığı, kendini öteden beri seven, Agnes ile evlenir; artık mutludur… Romanda, David Copperfield’den başka, birçok kişi ve ailelerin hayatları ve kişilikleri de yer alır. Bunlardan Steerforth, David’in okul arkadaşıdır; Emily adlı güzel bir kızla kaçar. İki ailenin çöküntüsüne yol açar. Yoksul Micowber’ler kendilerine güvenen, fakat bir türlü başarıya ulaşamayan bir ailedir. Sonunda Avusturalya’ya göç ederler. Yarmuth’taki Peggoty ailesi, temiz, dürüst bir balıkçı ailesidir. Steerforh’un Emily’i kaçırması üzerine birçok kötü durumlarla, felaketlerle karşılaşır; onlar da Avusturalya’ya giderler. Nihayet, Uriah Hep ise, bencilliği, Agnes’in babasını sömüren iyi yüzlüğü dolayısıyla adaletin pençesine düşer.